Kayıtlar

SÜLFONİLASYON METODLARI

Resim
  SÜLFONİLASYON METODLARI Fenol ile Sülfonilasyon   Açıklama : Fenol ile sülfonilasyon iki basamakta gerçekleşir. İlk basamakta aşırı %10 NaOH solüsyonu ile fenolün etkileşimi ile sodyum fenolat oluşur. İkinci basamakta sodyum fenolat ile küçük bir miktar aşırı benzen sülfonil klorid’ in etkileşimi sonucu fenil benzen sülfonat oluşur. Anilin veya monometilanilin ile sülfonilasyon %10 sodyum hidroksit solüsyonu içerisinde bulunan ve taze olarak tekrar distile edilen anilin (saman sarısı renkli sıvı) benzen sülfonil klorid çözeltisiyle muamele edildiğinde benzen sülfonil anilin oluşur. Benzer şekilde monometilanilinde elde edilir. (subsitue anilin analoğu benzen sülfonil klorid ile muamele edildiğinde NaOH solüsyonu varlığında benzensülfonilmetilanilin bileşiğini verecektir.) Benzoilasyon ile benzerliği : sülfonilasyon ile benzoilasyon arasındaki benzerliğin en önemli noktası bu iki tepkimenin sonunda iyi oluşan sırasıyla primer ve sekonder aminler ile hidroksi...

RETROSENTEZ REAKSİYONLARI

Resim
 RETROSENTEZ REAKSİYONLARI TANIMLAR AYRILMA : B ağın kırılması ve molekülün muhtemel başlangıç materyaline dönüşümü ile meydana gelen analitik işlem. Kimyasal reaksiyonun tersine doğru ilerlemesi.  FGI :   Fonksiyonel grup dönüşümü ; ayrılmanın mümkün olabilmesi için fonksiyonel grupların birbirine dönüştürülmesi işlemi. REAJAN : Ara ürünü veya hedef molekülü verebilmesi için reaksiyona giren bileşik. Sentonun sentetik ekivalenti. SENTON :  Ayrılma sonucu üretilen fragman genellikle bir iyondur. HEDEF MOLEKÜL :  Sentezlenmesi planlanan molekül. RETROSENTEZ :  Hedef molekülün ayrılma reaksiyonu sonucu başlangıç materyallerine dönüşümü. Bu olay : Bağların kırılması veya bir fonsiyonel grubun bir başka fonksiyonel gruba dönüşümü ile meydana gelebilir. Bu reaksiyonda verimlilik esas alınmalıdır. Yani en az basamak ve en çok ürünün elde edildiği yol kullanılmalıdır. Şekilde kimyasal reaksiyon için istenen rota yukarıdaki yol iken genellikle aşağıdaki karmaş...

Prostaglandinler

Resim
 Prostaglandinler prostanoik asitden türemiş yapılardır. Prostanoik asit 20 karbondan oluşan içinde 5 karbonlu halkalı yapı bulunan bir yağ asididir. PG' ler vücutta araşidonoik asitden üretilirler. Araşidonoik asit hücre membranında bulunan fosfolipidlerden sentezlenir. PG ler araşidonoik asitden COX enzimi aracılığı ile sentezlenir. COX enziminin ürünleri prostaglandin sentez enzimiyle PG lere dönüşürken tromboksan sentez enzimiyle de tromboksanlara dönüşür. Tromboksanlar prostaglandinlerden tetrahidropiran halkasının varlığı ile ayrılır prostaglandinlerde bu halka yerine pentan halkası vardır. Klinik olarak bilinen tek tromboksan tromboksan a2 dir. Tromboksan A2 platelat agregasyonuna neden olur. Prostaglandinler genel olarak vasodilatasyona neden olurlar ancak çok küçük bir alanda vazokonstriksiyonda yapabilirler. Genel olarak böbrek kan akımını arttırırlar diürezize, natriürezize, kaliürezize neden olurlar. PGE : Platalet agragasyonunu inhibe eder, bronşiyal ve GI düz kasları ...

HDL VE LDL ARASINDAKİ FARK

 LDL (Low-Density Lipoprotein) ve HDL (High-Density Lipoprotein), kolesterolün taşınmasında rol oynayan iki ana lipoprotein türüdür. Bu iki lipoprotein arasındaki temel farklar şunlardır:   LDL (Düşük Yoğunluklu Lipoprotein): 1. Görevi : LDL, kolesterolü karaciğerden vücudun diğer hücrelerine taşır. Hücreler bu kolesterolü zarların yapısında, hormonların üretiminde ve diğer önemli biyolojik işlevlerde kullanır. 2. Yoğunluk ve Yapı : LDL, daha düşük yoğunlukta ve daha büyük partiküller içerir. 3. Sağlık Etkisi : Yüksek LDL seviyeleri, arter duvarlarında kolesterol birikmesine neden olabilir, bu da plak oluşumuna ve arterlerin daralmasına yol açar. Bu durum, kalp hastalıkları ve inme riskini artırır. Bu yüzden LDL genellikle "kötü kolesterol" olarak adlandırılır. 4. Normal Değerler : Genellikle 100 mg/dL'nin altında olması istenir. Yüksek riskli hastalarda bu değer daha da düşük tutulmalıdır. HDL (Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein ): 1. Görevi : HDL, kolesterolü vücuttaki hücre...

SAI VE NSAİ ARASINDAKİ FARK

 Steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (SAI'lar) ve non-steroidal anti-inflamatuar ilaçlar (NSAİ'lar) her ikisi de inflamasyonu azaltma özelliğine sahip olmalarına rağmen, ağrı kesici olarak kullanım nedenleri ve etkileri farklıdır. İşte bu farkın nedenleri: ### 1. **Etkime Mekanizmaları ve Hedefleri** - **SAI'lar**: Bu ilaçlar, inflamatuar yanıtın birçok farklı bileşenini etkileyen geniş spektrumlu etkiler gösterir. Glukokortikoid reseptörlerine bağlanarak, gen ekspresyonunu değiştirir ve böylece inflamasyonu baskılar. Ancak, spesifik olarak ağrı sinyallerini bloke etmezler. - **NSAİ'lar**: Bu ilaçlar, siklooksijenaz (COX) enzimlerini inhibe ederek prostaglandin sentezini azaltır. Prostaglandinler, inflamasyon, ağrı ve ateşe neden olan mediatörlerdir. Dolayısıyla, NSAİ'lar doğrudan ağrı sinyallerinin iletilmesini azaltır ve bu nedenle etkili ağrı kesicilerdir. ### 2. **Yan Etki Profilleri** - **SAI'lar**: Uzun süreli kullanımda ciddi yan etkileri vardır. Bu yan et...

Parsiyel ve generalize tonik klonik nöbtelerde kullanılan ilaçlar

Resim
 1) Sodyum kanal blokerleri ve gaba , glutamat düzeylerini düzenleyen ilaçlardır. 2) Fenitoin sodyum kanal blokajı yaparak nöronların eksitabilitesini azaltarak etki gösterir. 3) Karbamazepin ( Tegretol) , lomotrijin ( Lamictal), lacosamide , topiramat ( Topomax) fenitoin benzeri sodyum kanal bloķörleridir. 4) Tiagabine , gabapentin ( Neurontin), vigabatrin ( Sabril), GABA nın taşınmasını önleyerek etki gösterir. 5) Tiagabine GABA gerialımını inhibe ederek GABA nın etkinliğini arttırır ve sodyum akışını arttırır böylece nöronlar hiperpolarize hale gelerek eksitabiliteleri azalır. 6) Gabapentin yapısal olarak GABA ya benzer GABA salınımını arttırarak etkinliğini arttırır. 7) Vigabatrin GABA nın yıkılmasından sorumlu aminotransferazı inhibe eder ve GABA nın etkinliğini arttırır. 8) Levetracetam (Keppra) etki mekanizması bilinmeyen ama epilepside oldukça etkili bir ilaçtır. 9) Etosüksimid siklik üreid yapısında bir ilaçtır ve düşük eşikli T tipi kalsiyum kanal blökörüdür. T tipi ka...

Antipsikotikler ve mani tedavisinde kullanılan ilaçlar

Resim
 Bu ilaçlar şizofreni, bipolar bozukluk, psikotik depresyon , senil psikozis, ilaç sebepli psikozis tedavisinde kullanılırlar. Bu bozukluklar delüzyon, halüsinasyon görme veya şizofreni gibi genetik hastalıklarda kullanılırlar. Bu bozukluklara beyindeki serotonin, dopamin ve glutamat sinyal yolaklarının bozulmasının sebep olduğu düşünülmektedir. Antipsikotik ilaçlar; 1) Fenotiyazinler 2) Tiyoksantenler 3) Butirofenonlar 4) Dibenzazipinler 5) Benzamidler Olarak 5 kısma ayrılırlar. 1) Fenotiyazinler  Bu ilaçlar  A) Alifatik( Klorpromazin) B) Piperazin türevleri ( Trifluperazin) C) Piperidin türevleri ( Tioridazin) Olarak 3 alt sınıfa ayrılırlar. Bu gruptaki ilaçların etkinliği için tersiyer amin yapısı gereklidir ayrıca X pozisyonundaki elektron çekici bir grup aktiviteyi arttırır. Hepsi dopamin D2 reseptörlerini bloke ederek etki gösterir. Yalnız bu etkilerinin yanı sıra alfa adrenerjik, histaminik , muskarinik, 5HT 2 reseptörleriyle etkileşimde yararlı etkilere sebep olab...